mobil klima fiyatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mobil klima fiyatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2011 Pazartesi

Merkezi Klima Sistemlerinin Karşılaştırılması

ÖZET
Ülkemizde kullanılan başlıca merkezi klima sistemleri, kullanım alanları, avantajları ve dezavantajları açılarından incelenmiştir.
Sonuç olarak genel bir karşılaştırma yapılmıştır.
Not: Bilgiler Makine Mühendisleri Odasından alındığı için şekiller yoktur. Yazılar okunduğunda yeterince açık olduğu için şekilde gerek yoktur.

1. GİRİŞ
KLİMA, sistemleri kapalı bir bölmenin sıcaklığının, nemliliğinin ve hava hareketlerinin, dışarıdaki koşullardan bağımsız olarak denetlenmesinde kullanılır.
Klima sistemlerinin tasarımında, birçok koşulun göz önüne alınması gerekir. Sistem seçiminde göz önüne alınması gereken pek çok kriter vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
• Konfor
• Servis bakım sıklığı ve kolaylığı
• İşletme kolaylığı
• Çevre faktörü
• Sistem maliyeti
a) İlk tesis maliyeti
b) İşletme maliyeti
c) Yatırımın geri dönümü hesapları
• Binanın konumu
a) Coğrafik durumu
b) Yönü
c) Şekli

1.1.7. Binanın kullanımı
a) Ne maksatla kullanılacağı
b) İnsan sayısı
c) Ekipmanlar
d) İşletme

• Binanın Tipi
a) Konstrüksiyonu
b) Şekli
c) Eski ve yeni oluşu

• Enerji
a) Mevcut Enerjiler
b) Fiyatlar

• Sistem tipleri
a) Hava’lı sistemler
b) Su’lu sistemler
c) Paket cihazlar (havalı-sulu)
d)Yukarıdakilerin Kombinasyonu

• Sistem Kontrolü
a) Zon kontrolü
b) Her mahalin bağımsız kontrolü

Klima Sistemlerinin Zonlarda Sağlaması Gereken Şartlar ise Şöyle Sıralanabilir:
-Zon konfor sıcaklığı (kuru termometre)
- Bağıl nem
- Minimum sirkülasyon hava değişimi
- Minimum taze hava miktarı
- Zonların basınçlandırılması
- Konfor ses seviyesi.

2. KLİMA SİSTEMLERİ
Bir mahalin ısıtma ve/veya soğutma yükü ait olduğu mahal için öngörülmüş olan konfor şartlarının sağlanması ve bunu takiben korunabilmesi için mahale birim zamanda verilmesi (ısıtma) ve/veya mahalden çekilmesi (soğutma) gereken ısı enerjisidir.
Mahalin ısıtma ve/veya soğutma fikri be lirlendikten sonra, yükün karşılığı olan enerjinin mahale ve/veya mahalden nasıl transfer edileceği sorusu önem kazanmaktadır.
Günümüz teknolojisinde kullanılan başlıca sistemler şunlardır:
a) Tüm Havalı Sistemler
b) Fan - Coil Sistemleri
c) Değişken Soğutucu Debili (DSB) Sistemler

2.1. TÜM HAVALI SİSTEMLER
Tüm havalı sistemler ofis, okul, üniversite, laboratuvar, hastane, otel, temiz odalar, bilgisayar odaları, hastane ameliyat odaları, araştırma-geliştirme tesislerinde ve endüstriyel ticari tesislerde kullanılmaktadır.
Tüm havalı sistemler, iki ana kategoride sınıflanmaktadır:
2.1.1. Tek kanallı sistemler
2.1.2. Çift kanallı sistemler

2.1.1. Tek kanallı sistemler
Bu sistemlerde birer adet ısıtma ve soğutma serpantinleri bulunmaktadır. Hava dağıtımını gerçekleştiren bir ana kanal mevcuttur ve hava dağıtımı bu kanal vasıtasıyla yapılır.Bu basit kanal dağıtımında, tüm terminal kutuları aynı sıcaklıktaki hava ile beslenir.
Tek kanallı sistemler de kendi aralarında guruplara ayrılır:
A) Sabit hava debili sistemler
B) Değişken hava debili sistemler
C) Çift kanallı sistemler

Sabit hava debili sistemler
a) Tek zon’lu sistemler
b) Çok zon’lu ve tekrar ısıtmalı (Reheat)
c) Bypass’lı sistemler

Değişken hava debili (DHD) sistemler
a) Tekrar ısıtmalı (Reheat)
b) İndüksiyon (Induction)
c) Fan powered (Fanlı kutulu)
d) Çift kanal sistem kombinasyonlu (Dualconduit)
e) Değişken püskürtmeli (Variable diffusers)

2.1.1.1 Sabit hava debili sistemler
Sabit hava debili sistemler, iklimlendirilen hacimlerin yük değişimlerine, içeriye verdikleri havanın sıcaklığını değiştirmek suretiyle, uyum sağlarlar (Şekil 1).

2.1.1.2 Değişken hava debili (DHD) sistemler
Şekil 2’de görüldüğü gibi, bir DHD sistemi kontrol kutuları vasıtasıyla, daha ziyade hava miktarlarını değiştirerek hitap ettiği hacmin ısıtma, soğutma düzenini sağlar ve dizayn şartlarını korur. Veriş havası genelde sabit sıcaklıkta olup mevsime göre bu sabitlik derecesi değişebilir.
Değişken hava debili sistemler, binanın iç bölümlerine de uygulanabilir. Bu tatbikat ayrı ayrı fanlar ile yapılabildiği gibi müşterek fanlar ile de olabilir. Bu durumda binanın kabuk bölümünde munzam olarak ısıtıcı kullanılabilir. Özellikle dış kabuk bölümünde kullanılan DHD sistemi, solar yüklerin ve dış sıcaklığın değişmesi nedeniyle, verilen hava miktarının değişimi işletmede büyük enerji tasarrufu elde edilmesini sağlar. DHD sistemlerde, nem kontrolü bir yeterlilik problemidir. Eğer nemlilik, araştırma ve geliştirme laboratuarlarında olduğu gibi kritik bir etken ise bu takdirde, sabit hava debili
sistemleri kullanmakta yarar vardır. Konferans ve toplantı salonlarında, restoranlarda olduğu gibi duyulur ısı oranı düşük ise, kısmi yük durumları için DHD kutuları %50 minimumda kullanılmalı ve tekrar ısıtma düzeni eklenmelidir. Bu suretle hava hareketleri de azalmış olmaktadır. DHD üniteleri şu şekilde gruplandırılabilir.

2.1.1.2.1. Tekrar Isıtmalı DHD Sistemi
Bu sistemde terminal kutularında bulunan ısıtıcılar aracılığıyla sistem iç ve dış zonlarda gereğinde ısıtma ve soğutma elde edile bilme esnekliğine sahip olmaktadır. Tekrar ısıtmak DHD sisteminde, kontrol önce havayı kısar, ardından kısılmış havayı ısıtır. Bu durum sabit hava debili – ısıtıcılı sistemlere göre işletme masrafı fazla gibi görülebilir. Çünkü burada primer hava soğutulmuş bir havadır.

2.1.1.2.2. İndüksiyonlu Sistemler
Bu sistem, hava miktarları azaltılmaya başlandığı zaman soğutmayı azaltmaya ve sıcaklığı yükseltmeye başlar. Yani tekrar ısıtma serpantinine gerek bırakmadan, hacme sabit miktarda hava verir. Bu düzenek ters anlamda sabit hava debili sistemlerde tarif edilen bypass’lı sistemlere benzer (Şekil 3).

2.1.1.2.3 Kendinden Karıştırmalı Isıtma Havalandırma-Klima Terminalli Sistem
Terminal ünitesi sabit hava debisinde çalışır. Primer hava, merkezi klima santralinde şartlandırılır. Şartlandırılmış primer havanın hızı terminal ünitesinin ucundaki nozul vasıtasıyla artırılır, odadan dönen indüksi yon havası ile karıştırılarak ortamın taze hava ihtiyacı sağlanır. Terminal ünite bataryası kışın kazandan gelen (90-70°C, 70-65°C) sıcak su ile, yazın ise soğutma grubundan veya diğer ısı kaynaklarından gelen (5-10°C, 6-11°C) soğuk su ile beslenir.

2.1.1.2.4. Fan-Powered Terminal Sistemler
Bu sistemler havayı paralel veya seri olarak mahale sevk eden DHD sistemleridir (Şekil 4). Paralel akışlı terminalde kutu içindeki fan birincil hava akış yolu dışına konmuştur. Bu nedenle fan kesik olarak çalışabilmektedir. Seri akışlı terminalde fan, birincil hava akımının içine yerleştirilmiştir. Bu şekilde terminalin hitap ettiği hacim devreye girdiğinde fan sürekli çalışır. Seri ve paralel fan-powered sistemlerinin seçilmesinin nedeni, sistemin zonlara ilettiği havanın, yük azalsa dahi, maksimum miktarı muhafaza etmesidir.

2.1.1.2.5. DHD + Sabit Debili Sistem
Bu sistemde iki adet verici kanal vardır. İlk olarak sabit hacimli sistem faaliyete geçer. Değişen dış şartlara göre, ısı transmisyonundaki değişimleri, yaz ve kış için her iki sistem dengeler. Genellikle sabit debili sistem pik yükleri karşılamak üzere düzenlenmiş olup limitlidir. Bu sistemde ısıtma gereksinimini sabit debili birinci sistem karşılamakta, soğutma etkisini de ikinci (DHD) sistem minimum akışla gidermektedir. İkinci (DHD) sistem soğutma işlemini, yıl boyunca değişken şartlara göre hava debisini değiştirerek sağlamaktadır (Şekil 5).

2.1.1.2.6. Değişken Havalı Difüzörler
Bu sistemde difüzörlerin, oda şartlarına göre ayarladıkları hava miktarlarını değiştirmelerine karşın, hava atış hızları sabit kalmaktadır. Düzenek kanaldaki basınca göre çalıştığından, kanal dizaynında bu durum gözönüne alınmalıdır (Şekil 6).,

DHD Sistemi Avantajları
- İyi dizayn edildiği takdirde konfor şartlarını sağlayan ve düşük enerji sarfiyatı olan
sistemdir.
- Gün boyu değişen soğutma ve ısıtma yüklerine uyumludur.
- Senenin büyük kısmında, %100 taze hava ile çalışıldığından dolayı zonlarda iç hava kalitesi mükemmeldir.
- Fleksibilite iç bölümlemeye uygun, DHD difüzörleri kullanıldığında her türlü bölümlemeye uygun maksimum fleksibilite eldesi sağlar.
- Bina otomasyonu ile birlikte kullanılarak minimum taze hava debileri sağlandığında, minimum enerji harcaması ile iç hava kalitesinin temini, bakım kolaylığı, işletme kolaylığı, istenilen konfor sıcaklıklarının ve ses seviyelerinin temini sağlanabilmektedir.

DHD Sistemi Dezavantajları;
- İlk yatırımı 4-borulu Fan-Coil sistemi ile yaklaşık aynıdır.
- Dumping problemleri vardır.
- Stabilite problemleri vardır.
- DHD sistem teknolojisinin iyi anlaşılamamış ve elemanlarının doğru seçilememiş olmasından sorunlar kaynaklanabilmektedir.

2.1.1.3 Çift Kanallı (Dual-Duct) Sistemler
Bu sistemler de merkezi bir cihaz ve şartlandırılacak alanlara paralel giden iki adet kanaldan oluşmuştur. Kanalın bir tanesi sıcak hava diğeri ise soğuk hava taşımaktadır. Her zona, içerideki yükün karşılanacağı oranlarda sıcak ve soğuk hava karıştırılarak verilir. Bir çift kanallı sistem tek kanallı DHD sisteme nazaran daha çok enerji sarf eder. Fakat tekrar ısıtma düzeni gibi akışkan boruları, sızıntı tehlikesi bulunan kullanım alanı tavanlarda dolaştırılmaz (Şekil 7).

Bu sistemler sabit veya değişken debili olarak dizayn edilebilir.
a) Çift kanallı, sabit debili
b) Çift kanallı, değişken hava debili
c) Çok zonlu, sabit debili
d) Çok zonlu, değişken hava debili

2.2. FAN-COIL SİSTEMLERİ
Genel olarak fan-coil sistemi; içerisinden ısıtıcı ve soğutucu akışkanın geçtiği serpantin ile mahal arasındaki ısı transferi sonucu mahalin ısıtma ve soğutma yüklerinin alınarak istenilen mahal sıcaklığının sağlanması olarak açıklanabilir. Fan-coil cihazı, diğer adıyla üflemeli konvektör veya salon tipi sıcak hava cihazı, kanatlı borulardan serpantini üstte, altta ise hava hareketini sağlayan radyal fan ve filtresi bulunan bir ısıtma, soğutma elemanıdır. Fan-coil sistemi; fan-coil cihazı, primer hava sistemi ve kanallaması, hava filtresi, egzost sistemi ve kanallaması, üfleme ve emiş menfezleri, otomasyon sistemi, soğutma ve ısıtma suyu dağıtım sistemlerinden oluşur.
Fan tarafından filtreden geçerek emilen hava serpantin yüzeyini yalayarak ortama üflenir. Fancoil üniteleri kasetli veya kasetsiz tip olarak imal edilmekte olup, pencere önüne
asma tavan içine veya pencere önünde bir kaşe içine yerleştirilebilmektedir. Çok katlı ofis binaları, oteller, moteller ve hastanelerde kullanılmaktadır. Fan-coil sistemlerinin ana problemi olarak dile getirilebilecek ana konular mahallerdeki taze hava ihtiyaçları karşısında çaresiz kalmaları ve de ses seviyeleridir. Dış ortamla yapılacak kontrolsüz bir fiziksel bağlantı yerine, ihtiyaç duyulan taze havayı merkezi olarak şartlandıran ve mahallere dağıtan bir primer havalandırma sisteminden bahsetmek daha doğru olacaktır.

2.2.1. İki Borulu Fan-Coil Sistemi
2 borulu fan-coilde serpantinden kışın sıcak su (ısıtma amaçlı), yazın ise soğuk su (soğutma amaçlı) geçilir. Kısaca 2 borulu fan-coil sistemi mevsime göre ya ısıtır ya da
soğutur (Şekil 8). Yurdumuzda pek çok uygulama alanı bulunmasına karşın dünyada kullanımı gerilemektedir.

2.2.2. Dört Borulu Fan-Coil Sistemi
Bu sistemde soğuk su gidiş-dönüş ve sıcak su gidiş-dönüş olmak üzere 4 boru mevcuttur. Ayrıca drenaj borusu da kullanılmaktadır. Terminal ünitelerde genelde biri ısıtıcı biri de soğutucu olmak üzere 2 ayrı serpantin mevcuttur. Bu sistemde primer taze hava için veya sekonder su devrelerinde zonlama yapmaya gerek kalmamaktadır. Sistemin özelliği aynı zaman diliminde farklı sıcaklıklar hisseden bölgelerde dizayn edilen konfor şartlarına ulaşmamızdır. Şöyle ki; bir dış çevre cephe veya zonda ısıtma diğer bir dış çevre cephe veya zonda da soğutma yapmamız mümkün olmaktadır (Şekil 9).

2.2.3. Çoklu Zon Otomasyonlu Fan-Coil Sistemi
Bu sistem, birden fazla ortama hitap edebilen bir klimatizasyon sistemidir. İç ve dış ünite ile kumandaları arasında Superlynk olarak adlandırılan elektronik altyapıyı kullanır. Her bir iç üniteyi ayrı ayrı kontrol edebilme yeteneği, işletme masraflarını en aza indirir. Servis kolaylığı gelişmiştir: İç ve dış ünitelerin hataları uzaktan kumanda üzerinde gösterilir. Soğutkanın gizli ısısı kullanıldığı için taşınma işlemine ek bir güç harcanmaz. Soğutkanın taşınması sırasında pompalar, vanalar ve yüksek debili borular kullanıl madığı için tesisat gürültüsü yoktur. Yüksek teknoloji ürünü büyük çaplı fanlar sayesinde düşük ses seviyesi ile konforlu bir klimatizasyon sağlar. Bu sistem boiler, pompa, su boruları ve tanklar gibi büyük hacimli elemanlar içermediği için sadece ona ayrılmış bir hacime gereksinim duymaz. Böylelikle o alan, depolama ya da garaj gibi kullanılabilir.
Ara tesisat uzunluğu 100m, dış ünite ile iç üniteler arası maksimum yükseklik farkı 50m, aynı dış üniteye bağlı en alt ve en üst iç üniteler arası maksimum yükseklik farkı da 15m’dir. Bütün üniteler merkezi sistemden kapatılıp açılabilir. 18°C ile 30°C arası 1°C hassasiyetle sıcaklık ayarı yapılabilir.

Dört Borulu Fan-Coil Sisteminin Avantajları
- 2 borulu sisteme nazaran çok flexible ve yük değişimlerine ani cevap veren bir sistemdir.
- İşletmesi çok basittir.
- Yaz-kış change-over yapılmasına gerek yoktur.
- Verimliliği fazla, işletme masrafları azdır.

Dört Borulu Fan-Coil Sisteminin Dezavantajları
- Yatırım maliyeti yüksektir.

2.3. DEĞİŞKEN SOĞUTUCU DEBİLİ (DSD) SİSTEMLER
Değişken Soğutucu Debili Sistem (DSD) merkezi sisteme alternatif olarak geliştirilen ve günümüz akıllı binalarının ihtiyacını tam olarak karşılayabilecek bir sistemdir. Modüler yapısıyla çok katlı bir binadan, bir tek villaya kadar her türlü yapıda tam bağımsız kontrol imkanı vermektedir. Inverter teknolojisi ve değişken gaz debisi ile enerji tasarrufu
sağlamaktadır. Geniş kazan dairesi, yakıt tankı vb. tesisat mahalleri gerekmediğinden önemli bir yer tasarrufu sağlar. Ayrıca DSD Sistem, basit yapısı ile çok az yer kaplar. Soğutucu akışkanın boru çapları da oldukça küçüktür. Bu durumda daha az tesisat şaftı ve asma tavan boşluklarına ihtiyaç duyulur. Bu da binaların kat adetlerini artırmaya imkan sağlar. Dikeyde 50 m’ye kadar çıkabilen bakır borulama imkanı vardır. Böylece ara tesisat katlarına ihtiyaç duyulmadan, dış ünitelerin çatıda ya da zeminde yerleştirilmesi mümkündür. DSD Sistem, montaj esnasında da zaman tasarrufu sağlar. İç ünitelerin ve boru bağlantılarının yapılabilmesi için betonarme inşaatın bitmiş olması yeterlidir.
DSD sistemleri 3 tiptir.
1. Sadece soğutma yapabilen sistem.
2. Heat-pump: Isıtma-soğutma işlemleriniayrı ayrı yapar.
3. Heat-Recovery: Bir binanın bir mahalinde aynı anda bir tarafta ısıtma yaparken, diğer kısımda soğutma yapma imkanı sağlar.


DSD sistemlerle çözümlenen binalarda ortamın taze hava ihtiyacı, ısı geri kazanımlı havalandırmalı (IGKH) sistem ile sağlanabilir. IGKS sistem "ısı geri kazanımlı havalandırma" anlamına gelir. Dış ortamdan alınan hava iç ortamdan çekilen hava ile ısı transferine sokulur ve içeriye ısıtılmış veya soğutulmuş olarak verilir.

3. SONUÇLAR
1. Tek zonlu, tek kanallı, sabit hava debili sistemler istenildiğinde komşu sistemlere zarar vermeden durdurulabilir.
2. Çok zonlu sistemler ise bir binada çalışma, konfor vb. şartları farklı olması istendiğinde uygundur.
3. Reheat yani tekrar ısıtma sistemleri çok pahalı işletme gideri olan sistemlerdir. ASHRAE 90.1-1989’a göre re-heat yapılmasına izin verilen durumların dışında uygulanması doğru değildir.
4. Bir bypass sistemi küçük ve basit tesislerde kullanılır. Bu sistem enerji tasarrufu düşünülmeyen fakat ilk tesis masrafı azaltılmak istenen yerlerde kullanılır.
5. DHD sistemler işletme maliyeti ve enerji gideri sabit debili sistemlere göre az olup ilk yatırım maliyeti daha yüksektir. Çok zonlu sistemlerde başarı ile kullanılabilir. Değişen yüke bağlı olarak dış hava oranı değiştirilemediğinden, düşük yüklere yeterli taze hava beslenmesi problem yaratır.
6. Fan-powered sistemler ışıklandırma ısısının ısıtmada kullanılmasını sağladığından enerji tasarrufu getirirler. Ayrıca hacimler kullanılmadığı zaman periyodunda ana santral çalışmadığından, fan-powered kutu fanları çalışarak, hacmin o şartlardaki ısı ihtiyacı karşılanır. Bu suretle yine işletmedeki belirli bir miktar işletme masraflarının düşmesi sağlanabilir.
7. Minimum hava debisini sağlayan DHD sistemlerinde tekrar ısıtma yapılması uygundur.
8. Çift kanallı sistem, tek kanallı DHD sisteme göre daha fazla enerji sarfeder. Yani işletme maliyeti daha yüksektir. Fakat tekrar ısıtma düzeni gibi akışkan boruları, sızıntı tehlikesi bulunan kullanım alanı tavanlarda dolaştırılmaz.
9. Multizon sistemlerde ise her zona ayrı bir kanal gider. Küçük binalarda uygundur. Çift kanallı sistemden daha ucuzdur.
10. 4 borulu sistem ise 2 borulu sistem göre işletme masrafları az olup yatırım maliyeti yüksek olan bir sistemdir. Fakat bir dış çevre cephe veya zonda ısıtma yapılırken diğer bir dış çevre cephe veya zonda da soğutma yapılabilir.
11. Değişken Soğutucu Debili (DSD)
- DSD sistemler için tesisat mahalleri gerekmez, binada yer tasarrufu ve eleman tasarrufu sağlanır. Binalarda kullanılabilir alanları artırmak gelirleri de artırmak demektir. DSD sistem basit yapısı ve kompakt ölçüleri ile çok az yer kaplamaktadır.
- Eğer bina tasarımında her katta küçük bir mekanik oda oluşturulabilirse, tamamen müstakil ve bağımsız sistemler dizayn edilir. Bu durum hem uygulama-montaj maliyetlerinde tasarruf, hem de enerji tasarrufu sağlar.
- DSD sistemle yüksek binalarda dahi dış üniteler ile görüntü kirliliğine yol açmadan çözüm üretilir. Ayrıca dış ünitelerin ses seviyelerinin düşük olması sebebi ile dış ünitelerin konabileceği yerler konusunda kolaylık sağlanır.
- DSD sistem ve IGKV sistemi ile ortamların iklimlendirilmesi tam olarak çözülebilmektedir. IGKV sistem ısı geri kazanımlı bir sistemdir. Dış ortamdan alınan hava, iç ortamdan çekilen hava ile ısı transferine sokularak,içeriye belli bir seviyeye kadar ısıtılmış veya soğutulmuş olarak verilir. Böylece enerji tasarrufu sağlanır.
- DSD sistem ile ısı transferi için kullanılan enerji miktarı azaltılmıştır. Chiller sisteminde ısı taşıyıcı akışkan su iken, DSD sistemde direkt soğutucu akışkan kullanılır.
- Hassas kontrol sayesinde aşırı ısıtma ve soğutma engellenerek enerji tasarrufu sağlanır.
- 4 borulu fan-coil sistemlerinde ilk yatırım maliyeti ortalama 135$, DHD sistemlerde 120$ iken DSD sistemlerinde 110$’dır.
- DSD sistemler standarttır. 100 m’den fazla borulama yapılamaz. Ayrıca taze hava ihtiyacının da ayrı bir sistem tarafından karşılanması gerekir.
12. Kendinden Karıştırmalı Isıtma, Havalandırma-Klima Terminali Sistemleri
- Terminal kutusunun üzerinde sadece bir adet motorlu vanası vardır. Bu vana 4-5 senede bir değiştirilir. Bunun dışında bakım problemi yoktur.
- 2 borulu fan-coil sistemlerine göre %10-15 pahalı, 4 borulu fan-coil sistemlerine göre ise %5 ucuz bir sistemdir.
- Yüksek basınçlı bir sistem olduğundan klima santrali kapasitesi büyük çıkar. Kanal dizaynı iyi yapılmalıdır.
- Fan-coil sistemlerine göre daha fazla primer hava, tüm havalı sistemlere göre ise daha az primer hava gerekir.
- Değişken hava debili sistemlere göre işletme ve yatırım maliyeti olarak daha ucuzdur.
- Uygun iklim bölgelerinde tesis edilecek spilotair sistemlerde kazan dairesi ortadan kaldırılıp, spilotair terminallerin primer hava giriş tarafına elektrikli ısıtıcı ilave ederek ilk yatırım maliyeti düşürülebilir.
13. Çoklu Zon Otomasyonlu Fan-Coil Sistemi
- İlk yatırım maliyeti 4 borulu fan-coil sistemlerinden %15 daha fazladır. Ancak işletmede 1,5-2 sene içerisinde kendini amorti eder.
- Bütün üniteler merkezi sistemden kapatılıp açılabilir. Örneğin bir dış üniteye bağlı 10 adet iç ünite olsun ve bu iç ünitelerden sadece bir tanesi çalıştırılmak istensin. Bu durumda salyangoz kompresör normalden onda biri kadar enerji harcayarak çalışır ve dolayısıyla dış ünitenin enerji sarfiyatı da aynı oranda azalır. Böylece enerji tasarrufu yapılır.
- Ek bir taze hava sistemi gerekir.

Hazırlayanlar: Doç. Dr. Eyüp AKARYILDIZ - Mak. Yük. Müh. A. Göknil ERGİN

Klima

Klima, soğutma çevrimi kullanılarak bir ortamdan ısı çekmek (yani ortamın sıcaklığını azaltmak),fazla nemini alıp ortama taze hava sağlamak için tasarlanmış sistem veya mekanizmadır. İnsanların bulundukları çevre, ortam içinde sıcaklığın ayarlanabilmesi, bulunulan ortamın konforunu artırır. İnsanın rahat ettiği çevre sıcaklığı bir başka ifadeyle rahatlık sıcaklığı bulunan ortamdaki hava sıcaklığıyla havanın nem oranına bağlıdır. Aşırı nem aşırı sıcaklıktan daha rahatsız edicidir. Örneğin 40 °C sıcaklık ve %10 nispi neme sahip bir hava 30 °C sıcaklık %80 nispi neme sahip bir havaya göre daha iyidir , çünkü nem oranı arttıkça insan vücudunun sıcaklık karşısındaki reaksiyonu yavaşlar. Bu nedenle klimalarda yalnızca havanın soğutulması yeterli olmaz nem oranının da ayarlanması gerekir. Bu işlemlerin yapılmasına klimalandırma veya iklimlendirme denir. Bu amaçla kullanılan donanıma ise klima (En:air conditioner) denir.

Klimaların Çalışma Prensipleri

Klimanın çalışma yöntemi, belirli bir basınç altında bulunan sıvı haldeki akışkanın istenilen sıcaklıkta buharlaştırılması ve buhar halden tekrar sıvı hale döndürülmesidir. Çalışma prensibini termodinamiğin ikinci kanunu açıklar.

Çevrim malzemesi olarak kullanılan gaz bir kompresör aracılığıyla emilip sıkıştırılarak sıvılaştırılır. Sıkıştırma sırasında açığa çıkan ısı bir fan vasıtası ile atmosferik çevreye (dış ortama) atılır . Bu sıvı daha sonra genleşme valfi tarafından üzerindeki basıncın düşürülmesi ile bulunduğu ortamdan ısı çekerek gaz haline dönüşür. Bu esnada bulunduğu ortamdan ısı çektiği için ortam sıcaklığını da düşürmüş olur. Soğutma akışkanı kompresör tarafından emilerek çevrim aynı şekilde tekrarlanır.

Klima Tarihi

İklimlendirme sağlamak için ısıyı makineleri kullanarak taşımak görece modern bir icattır, binaları soğutmak ise değildir.Antik Romalılar’ın belirli evleri soğutmak için sukemerinden gelen suyu o evlerin duvarlarında dolaştırdığı bilinmektedir.Bu şekilde suyun kullanımı pahalı olduğu için, sadece zengin kişiler böyle bir lüksü karşılayabiliyorlardı.

Orta çağ İran’ı ise sarnıçlarla ve rüzgar kuleleriyle sıcak mevsimde soğutulan binalar vardı: sarnıçlar(merkezi bir avluda bulunan geniş havuzlar, yer altı tankları değil) yağmur suyunu toplardı; rüzgar kuleleri rüzgara karşı pencerelere ve hava akışını binanın altına yönlendirmek için dahili pervanelere sahipti, genellikle sarnıcın üzerine ve rüzgar soğutma kulesine doğru yönlendirirler.[2].Sarnıçtaki su buharlaşarak binanın içindeki havayı soğuturdu.

1820’de, İngiliz bilim adamı ve mucidi Michael Faraday sıkıştırılan ve sıvılaştırılan amonyağın, buharlaşabildiğinde, havayı soğuttuğunu keşfetti.1842’de, Florida’lı doktor John Gorrie buz üretmek için, ki bu buzları Apalachicola’daki hastanesindeki havayı soğutmak için kullanıyordu, kompresör teknolojisini kullandı [3]Buz yapan makinesini sonunda binaların sıcaklıklarını ayarlamak için kullanmayı umuyordu.Tüm şehri soğutan merkezi bir sistemi dahi düşünüyordu.[4] Prototipinde kaçak olmasına ve düzgün çalışmamasına rağmen, Gorrie buz yapan makinesi için patenti 1851’de aldı.Hemen ardından baş finansal destekçisi ölünce başarı umutları yok oldu, Gorrie makineyi geliştirmek için ihtiyaç duyduğu parayı alamadı.Biyografi yazarına göre(Vivian M. Scherlok) “Buz Kralı” Frederick Tudor’u, kendi başarısızlığından dolayı suçluyordu, çünkü Tudor’un kendi icadına karşı bir kampanya yürüttüğünden şüpheleniyordu.Dr.Gorrie 1855’de fakirlik içinde öldü ve iklimlendirme fikri 50 yıllığına ortadan kayboldu.

İklimlendirmenin ilk ticari uygulamaları kişisel rahatlıktan çok endüstriyel işlemlerde kullanıldı.1902’de ilk modern elektrikli klima Willis Haviland Carrier tarafından icat edildi.Bir basım fabrikasındaki işlem kontrolünü geliştirmek için tasarlanan icadı sadece sıcaklığı kontrol etmekle kalmıyor aynı zamanda nemide kontrol ediyordu.Düşük ısı ve nem uygun kâğıt ölçülerini yakalamayı ve mürekkep hizalamasını sağlayacaktı.Daha sonra Carrier’in teknolojisi, işyerlerindeki verimliliği arttırmak için kullanıldı ve Carrier şirketi artan talebe uymak için şekillendi.Zaman geçtikçe iklimlendirme ev ve araçlarda rahatlığı arttırmak için kullanılır hale geldi.1950’lerde konutlara olan satışlar ani bir şekilde arttı.

1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.Cramer "air conditioning," terimini aynı yıl yaptığı patent talibinde “water conditioning”in(tekstil işlerini kolaylaştıran bir proses) bir analoğu olarak ilk kez kullandı.Nem ile havalandırmayı birleştirerek ortamı değiştirdi ve ve tekstil fabrikalarında çok önemli olan nemi kontrol ederek fabrikanın içindeki havayı değiştirdi.Willis Carrier terimi kabullendi ve bunu kendi şirketinin isminde kullandı.Havadaki suyun, soğutma etkisi yaratmak için, buharlaştırılmasına buharlaştırmalı soğutma denir.

İlk klimalar ve buzdolapları amonyak, metil klorid, ve propan gibi, kaçak durumunda ölümcül kazalara sebep olabilecek, zehirli ve yanıcı gazları kullanıyorlardı. Thomas Midgley, Jr.1928’de ilk kloroflorokarbon gazı olan Freon’u yarattı.Bu soğutkan insan lar için daha güvenliydi fakat daha sonra ozon tabakasına zararlı olduğu anlaşıldı. "Freon" ise tüm kloroflorokarbonlar(CFC), hidrojenli kloroflorokarbonlar(HCFC) veya hidroflorokarbonlar İÇİN KULLANILAN, Dupont’a ait bir ticari isimdir, her birinin ismi moleküler kompozisyonlarını anlatan bir sayıya sahiptir(R-11, R-12, R-22, R-134).Doğrudan genişlemeli soğutmada en çok kullanılan karışım ise R-22 diye bilinen bir HCFC’dir.Bunun yeni ekipmanlardaki kullanımı 2010 yılına kadar yavaş yavaş azalacak ve 2020 yılına kadar tamamen bitecektir.R-11 ve R-12 Amerika’da artık üretilmemekte, bunu satın almanın tek yolu ise diğer iklimlendirme sistemlerinden elde edilmiş, temizlenmiş ve saflaştırılmış gazları almaktır.Birçok ozona zarar vermeyen soğutkanlar alternatif olarak geliştirilmiştir.”Puron” marka adıyla bilinen R-410A’da bunlara dahildir.

İklimlendirme teknolojilerinde yenilikler, özellikle enerji verimliliğini arttırma ve iç mekan hava kalitesini arttırma konusunda, devam

Klima Santralleri

Klima Santrali : Atmosferden alınan taze havanın çeşitli koşullandırmalardan sonra mahale gönderilmesini sağlayan cihazdır. Klima santralleri bir çok tipte üretilir ama 3 ana başlık altında toplayabiliriz

- Karışım Havalı Klima Santrali
- Isı geri kazanımlı Klima Santrali
- Taze Havalı Klima Santrali

Temel olarak klima santrali aşağıdaki ünitelerden oluşur ;

- Damper Motoru ( Taze Hava ve Egzoz veya Karışım)
- Filtre
- Isıtma Serpantini
- Sogutma Serpantini
- Vantilator
- Aspirator

Bunların dışında farklı ünitelerde olabilir bunlar santralin tipine ve kullanım amacına göre santralde bulunur ama temel olarak yukarıdaki üniteler her klima santralinde bulunur.
Karışım Havalı Klima Santrali : Karışım havalı klima santrali egzoz havasını istenen miktarda taze hava ile karıştırabilen santraldir. Egzoz havası dış havaya göre konfor seviyesine yakın olduğu durumlarda egzoz havası taze havaya karıştırılır ve taze hava damperi kısılarak dışarıdan daha az taze hava alınır bunu bir senaryo ile anlatırsak ;

Dış hava 39 derece mahale üflediğimiz hava 24 derece egzoz havası 27 derece bu durumda dışarıdan alınan havanın 24 dereceye indirilmesi için daha fazla soğutma yapmak gerekir soğutmanın çok fazla enerji harcadığını hepimiz biliyoruz bu yüzden dış havayı minimum seviyede tutarak egzoz havasını taze havaya karıştırmak gerekir burada dikkat edilmesi gereken husus egzoz havasının karbondioksit veya VOC ( Bileşik gazlar ) miktarıdır eğer karbondioksit ve VOC oranı normalin üzerinde ise egzoz havasını karıştırmamak gerekir.

Karışım havalı klima santralinin kullanılmadığı mekanlar ;

- Egzoz havasının zehirli olduğu yerler. ( Hastaneler, İlaç Fabrikaları v.b )
- Mutfak'lar.
- Egzoz havasının kirli olduğu yerler.
Isı Geri Kazanımlı Klima Santrali : Isı geri kazanımlı klima santralinde egzoz havası ile taze hava fiziki olarak birbirine karışmadan ısı geri kazanım hücresinde birbirlerine enerjilerini vererek havayı koşullandırır.
Taze Havalı Klima Santrali : Atmosferden aldığı havayı şartlandırarak mahale gönderen klima santralidir. Bu tip klima santrallerinde vantilatör ve aspirator hücresi farklı yerlerde olabilir.
Klima santrallerinde Otomasyon

Klima santralleri hakkında temel bilgileri öğrendikten sonra asıl anlatmak istediğim konu klima santrallerinde otomasyon nasıl yapılır. Bilgiğimiz gibi hepimiz konforlu ortamlarda yaşamak istiyoruz insan vucudu için en ideal konfor sıcaklığı 21-23 derece arasındadır. Otomasyonun amacı giderlerin minimum seviyede tutularak konforun sağlanmasıdır. Bütün ticari binalarda klima santrali mevcuttur. Klima santrallerinde yapılan otomasyonu 2 bölümde düşünebiliriz

1. Klasik Otomasyon : Klasik otomasyonda her bir kontrol ünitesi bir veya birkaç klima santralini cihazın içine yüklenen programa göre kontrol eder.

Klasik Otomasyonun Dezavantajları
- Dışarıdan müdahale yapabilmek için cihazın tekrar programlanması gerekir.
- Senaryolar sabittir.
- Haberleşmesiz olduğu için sistemin uzaktan izlenme imkanı yoktur.
- Yapabilecekleriniz cihazın giriş- çıkışı kadardır.
- Giriş- çıkış noktaları universal değildir. ( Genelleme )

Klasik Otomasyonun Avantajları :
- Yatırım maliyeti olarak düşüktür.
- Fazla bakım gerektirmez.
- Senaryoların sınırlı olduğu sistemlerde ideal'dir.

2. Scada : Supervisory Control and Data Acquisition (SCADA) anlamı : Veri Tabanlı Kontrol ve Gözetleme Sistemi Benim tarifimle scada bütün bir sisteme bir click kadar yakın olmaktır.

Scadanın mantığına şu vardır bir veya birden fazla cihaz kendi başına local olarak sistemi veya sistemleri kontrol eder bu cihazların hepsi bir haberleşme protokolü ile birbirleri ile ve ana bilgisayar ( bu bir bilgisayar veya başka bir cihaz olabilir ) ile haberleşleşirler ana bilgisayarda bir ekran resmi bulunur bu ekran resmi kontrol edilen sisteme uygun şekildedir ekran resmi üzerinden izleme ve kontroller yapılır. Bu sistemi derinlemesine anlatmayı isterdim fakat sorularla şekillenmesi daha iyi olur diye düşünüyorum. Klima santrali otomasyonuna tekrar dönersek klima santralleri üzerinden bir çok nokta otomasyonda gösterilir.

Isı Geri Kazanımlı Heat Pump VRF Klimalar

Üç borulu Isı Geri Kazanımlı VRF Klima sistemi farklı bölge ve odalarda eş zamanlı ısıtma ve soğutma sağlama özelliğine sahiptir. İhtiyaç duyulan tüm gereksinimler karşılanırken, yüksek COP değerleri (3,97 COP=22,4 KW için) ile de elektrik tasarrufu sağlarlar. Üç borulu Isı Geri Kazanımlı modeller 22,4-84 KW arasında soğutma, 25-95 KW arasında ısıtma kapasitelerine sahiptir. 13 tipte, 81 farklı kapasitede iç ünite seçeneğine sahiptir.



Temel Özellikler

- Yüksek verimliliğe sahiptirler,

- Eş zamanlı ısıtma ve soğutma yapabilme özelliğine sahiptirler,

- R410A akışkanlı,

- Isıtma veya soğutma çalışması, çalışma ortamına ve ihtiyaçlarına uygun şekilde ünite bazında otomatik olarak küçük akış seçme ünitesi tarafından yapılır,

- Her dış ünitede ikişer adet inverterli DC twin-rotary kompresör bulunmaktadır,

- Dış ünite ile iç ünite arası yükseklik farkı maksimum 50 m’dir,

- İç üniteler arası yükseklik farkı maksimum 35m’dir,

- Maksimum gerçek boru uzunluğu 125 m ‘dir,

- Toplam boru uzunluğu 300 m ‘dir,

- Aktif yağ yönetimi sistemi ile mükemmel güvenilirlik sağlanır,

- Yapay akıllı ağ sistemi mevcuttur ve Bina Yönetim Sistemine (BMS) uyumludur.

Soğutma Birimi

Klimaların soğutma değerini ifade eden birim, kısaltılmış hali BTU olan British Thermal Unit'tir. Watt ve Joule arasında direk ilişki kurulabilen bu birim soğutma gücü için özellikle kullanılmaktadır. Soğutulacak odanın özellikleri, soğutma için gereken BTU değerini vermektedir. Aşağıda bir odayı soğutmak için verilmesi gereken BTU değerinin, odanın özelliklerinden nasıl etkilendiğini görebileceksiniz.

    Oda Alanının BTU Etkisi...

        \ BTU_{alan} = Genislik (m) \cdot Uzunluk (m) \cdot 337

337 sayısı bölge katsayıdır. Türkiye için

    Akdeniz 445
    Doğu Anadolu 308
    Ege 423
    Güney Doğu Anadolu 462
    İç Anadolu 346
    Karadeniz 385
    Marmara 395 alınmalıdır.

    Pencerelerin BTU Etkisi... (Pencere yoksa ciddiye almayınız, panjur vs. yoksa sonucu 1,5 ile çarpınız)...

        \ BTU_{guney} = Guneye Bakan Pencere Alani \cdot Pencere Sayisi \cdot 870

        \ BTU_{kuzey} = Kuzeye Bakan Pencere Alani \cdot Pencere Sayisi \cdot 165

        \ BTU_{pencere} = BTU_{guney} + BTU_{kuzey}

    Odayı paylaşan kişi sayısı...

        \ BTU_{insan} = KisiSayisi \cdot 400

    Aletler ve aydınlatma araçlarının ürettiği ısı miktarı... (Watt Toplamı)

        \ BTU_{alet} = Aletlerin Enerjisi \cdot 3,5

        \ BTU_{aydinlatma} = Aydinlatmanin Enerjisi \cdot 4,25

Bu değerlerin toplamı, genel soğutma ihtiyacını BTU olarak verecektir. Yani;

        \ BTU_{oda} = BTU_{alan} + BTU_{pencere} + BTU_{insan} + BTU_{alet} + BTU_{aydinlatma}

Sağlık Uygulamaları

Kötü bakılan bir iklimlendirme sistemi sıklıkla; Lejyoner hastalığı diye diye bilinen hastalığın virüsü olan Legionella pneumophila veya termofilik actinomycetes gibi ajanların gelişmesini ve yayılmasını sağlayabilir. [6]Tersine, filtrasyonu, nemlendirmesi, serinletmesi ve dezenfeksiyonu bulunan iklimlendirme sistemleri, hastanelerde hasta güvenliği ve sağlığında uygun atmosferin kritik olduğu ameliyat odaları ve diğer çevrelerde, temiz, güvenli ve daha düşük alerji riski içeren bir atmosfer sağlamak için kullanılabilir.İklimlendirmenin alerji ve astım hastaları üzerinde pozitif bir etkisi de olabilir.[7]

Ciddi sıcaklık dalgalarında, iklimlendirme yaşlıarın hayatını kurtarabilir.Bazı yerel yetkililer evlerinde klimaları olmayanlar için genel serinleme merkezleri bile oluşturmuşlardır.

Kötü çalışan iklimlendirme sistemleri, eğer çok uzun süre maruz kalınırsa, işitme kaybına neden olabilecek seviyelerde sesler üretirler.Bu seviyeler uzun bir süre bir havaalanının veya bir otobanın yanında yaşamakla aynıdır.Düzgün çalışan klimalar ise daha sessizdir.

İklimlendirme

İklimlendirme terimi çoğunlukla soğutma ve iç havanın ısı konforu için neminin alınması, çoğunlukla soğutma yapılarak, işlemlerine atfedilir.Daha geniş bir anlamda, terim HVAC, ısıtma, soğutma ve havalandırma veya havanın durumunu iyileştirmek için dezenfeksiyon işlemleri için de kullanılır.[1] Bir klima (AC veya Kuzey Amerika İngilizcesinde A/C, İngiliz ve Avustralya İngilizcesinde aircon) bir soğutma çevrimi kullanarak, çoğunlukla binalardaki ve taşıma araçlarındaki konfor için ortamdaki ısıyı çeken, bir aygıt, bir sistem veya bir mekanizmadır.

Kısa Açıklama
Carrier, 1901'de Cornell Üniversitesi elektrik mühendisliği bölümünden mezun oldu; aynı yıl Temmuz ayında Buffalo'daki Buffalo Forge Company'de çalışmaya başladı. Altı ay içinde şirketin araştırma geliştirme laboratuvarının başına getirildi. Buradaki ilk projelerinden biri, ısıtma bobinlerinden oluşan bir sistemden geçirildiğinde havanın ne kadar ısı soğurabileceğini belirlemekti; bulguları şirketin ısınma giderlerinde binlerce dolar tasarruf sağladı. İlk projelerinden bir başkası da soğutmaya yönelikti.; Brooklyn'de Sackett-Wilhelms Lithographing and Publishing adlı matbaa şirketi, ısı ve nem değişimleri yüzünden kağıdın genleşmesi ve büzüşmesi sonucu baskı sürecinde renklerin donuklaşması gib bir sorun yaşıyordu. Willis H. Carrier; 17 Temmuz 1902'de bu şirket için dünyanın ilk klimasının tasarımlarını tamamladı: Klima, matbaanın ısı ve nem oranını hassasiyetle denetleyen 30 tonluk bir makinaydı.

İklimlendirme Uygulamaları

İklimlendirme mühendisleri iklimlendirme uygulamalarını geniş olarak “konfor” ve “işlem(proses)” olarak ayırmışlardır.

Konfor Uygulamaları dış havada veya iç ısı yüklerinde bir değişiklik olsa dahi iç mekanda insanlar tarafından tercih edilen ısıl konforu sağlamayı amaçlar.

Bir ofiste oturarak çalışan insanların, en yüksek performanslarını 22.2 °C ‘te sergilemeleri beklenmektedir.Oda sıcaklığındaki her 0,61 °C ‘lik değişiklikte, performans yaklaşık %1 azalır.[5] Ayakta durarak çalışırken en yüksek performans ise biraz daha az sıcaklıklarda sergilenir.Daha şişman insanların maksimum performansı ise biraz daha düşük sıcaklıkta gerçekleşir.Daha zayıf insanların maksimum performansı ise biraz daha yüksek sıcaklıklarda gerçekleşir.Genel olarak kabul edilse de, bazı insanlar işçilerin verimliliğinin, Hawthorne etkisinde açıklandığı gibi, ısıl konforla değişmediğini düşünmektedirler.

Konfor için iklimlendirme geniş binaları uygun hale getirir.İklimlendirme olmadan, binalar daha dar veya içerisi doğal havalandırmayla yeterince hava alabilsin diye kuyularla beraber inşa edilmeleri gerekirdi.İklimlendirme, ayrıca, binaların daha yüksek olmasına da izin verir, çünkü rüzgar hızı, çok yüksek binalarda doğal havalandırmaya elverişsiz olacak şekilde, aşırı derecede artar.Çeşitli bina tipleri için konfor uygulamaları oldukça farklıdır ve aşağıdaki gibi kategorize edilebilirler;

    Alçak, konut binaları, tek katlı aile evleri, dubleks evler ve küçük apartmanlar dahil.
    Yüksek, konut binaları, yüksek yurtlar ve apartmanlar gibi.
    Ticari binalar, ticaret için inşa edilirler, ofisler, alışveriş merkezleri, restoranlar, vb.
    Kurumsal binalar, bunlara hastaneler, devlet binaları ve akademik binalar dahildir.
    Endüstriyel alanlar;buralarda işçilerin konforu arzulanmaktadır.

Binalara ek olarak, iklimlendirme araçlar, trenler, gemiler, uçaklar ve uzay araçları gibi taşıma araçlarının konforu için de kullanılmaktadır.

İşlem(Proses) uygulamaları bir prosesin, iç ısı, nem yükleri ve dış çevre şartlarından etkilenmeden, uygulanabilmesi için uygun bir çevre sağlanmasını amaçlar.Çoğunlukla konfor olarak görülsede, şartları belirleyen insan tercihleri değil, prosesin gereksinimleridir.Proses uygulamalarına şunlar dahildir:

    Hastanelerde ameliyat odaları; burada enfeksiyon riskini azaltmak için hava filtrelenir ve hastanın su kaybını azaltmak için nemlilik kontrol edilir.Sıcaklıklar genellikle konfor bölgesinde olsa da, açık kalp ameliyatı gibi özel uygulamalar düşük sıcaklıklara ihtiyaç duyarken(yaklaşık 18 °C), ve yenidoğan servisleri gibi diğerlerinde görece yüksek sıcaklıklara(yaklaşık28 °C) ihtiyaç vardır.

    Entegre devrelerin, ilaçların üretildiği, içinde yüksek hava temizliğinin,sıcaklık ve nem kontrolünün prosesin başarısı için gerekli olduğu kontrollü odalar.

    Laboratuar hayvanlarının beslendiği yerler.Birçok hayvan baharda ürediğinden, şartların sürekli bahar gibi olduğu yerlerde tüm yıl tutulmaları bütün yıl üremelerine sebep olabilir.

    Uçak iklimlendirmesi.Kavramsal olarak yolcular için konfor sağlamayı ve ekipmanları soğutmayı amaçlasa da, uçak iklimlendirmesi, uçağın dışındaki düşük hava basıncından dolayı, özel bir işlemdir.

    Veri işleme merkezleri
    Tekstil fabrikaları
    Fiziksel test merkezleri
    Bitki büyütme alanları
    Nükleer tesisler
    Kimya ve biyoloji laboratuarları
    Madenler
    Endüstriyel ortamlar
    Yemek pişirme ve işleme alanları

Hem konfor hem de proses uygulamalarında hedef sadece sıcaklığı kontrol etmek değil, ayrıca nemi, hava kalitesini ve hava kalitesini de kontrol etmektir.

1 Haziran 2011 Çarşamba

Yeni nesil klimalar sadece serinletmiyor evin bütün havasını değiştiriyor

İnsanoğlunun ideal yaşam alanında ısının 20-27, nemin ise yüzde 30-60 aralığında olması gerekiyor. Dışına çıkıldığında ortam rahatsız edici oluyor. Konfor bölgeleri yaratmanın yollarından biri de klima kullanmak. Hatta yazın tek seçenek. Sıcağa karşı önlem almak için bir lüks olmaktan öte, gereklilik haline geldi. Üretici markalar, rekabet içinde teknolojilerini sürekli yeniliyor. Böylece klimalar sadece havayı serinletmekle kalmayıp sigara dumanını yok ediyor, hastalıkları önlüyor, havayı temizliyor, sessiz çalışıyor. İşte en yeni teknolojiler.
    Diğer tüm elektrikli cihazlarda olduğu gibi, klimalarda da artık en çok aranan özellik, tasarruf sağlayan A sınıfından olması. Böylece hem faturalar düşüyor, hem de çevreye daha az zarar veriliyor. Örneğin, Toshiba Süper Inverter Daiseikai serisi klimalar, A sınıfı klimalara oranla yüzde 40 daha az elektrik harcıyor. Soğutma ve ısıtma modlarında minimum kapasitede 70 watt elektrik tüketiyor. Airfel Inverter klimalar, A sınıfı enerji verimliliği sayesinde yüzde 30’a varan enerji tasarrufu sağlıyor. Türkiye distribütörlüğünü Isısan’ın yaptığı Daikin klimalar ise hareket algılayıcı göz özelliğiyle ortamdaki hareketliliği anlayarak çalışıyor. Böylece daha az elektrik yakıyor. Olefini klima cihazları da A sınıfı enerjiyle çalışıyor.
    Sigara dumanına, küf kokusuna son
    Yeni modeller, yüksek kalitedeki filtreleriyle ortamdaki havanın daha temiz olmasını sağlıyor. Filtrelerin bazıları sigara dumanını yok etmeye yararken, bazıları zararlı partiküllere son vererek bakterileri öldürüyor. Vailant Inverter Plus V7 serisinde bulunan toz filtresi, ortama verilecek havayı arındırıyor ve photo catalyst filtre kötü kokuları engelleyerek bakteriyle virüsleri tutuyor. Demirdöküm klimalar, nemin rahatsız edici derecede yüksek olduğu durumlarda ortamdan nem alıp kullanıcıya konfor sağlıyor. Airfel Inverter klimaların filtreleme sisteminde de nano gümüş iyon, catechin, bio ve toz filtrelerini tek bir bünyede toplanıyor. Zararlı bakteri oluşumunu ve alerjileri önlüyor, gözle görünmeyen mikro organizmaları yok ediyor. Inverter klimaların iç ünite batarya kurutma sistemi, klimanın nem alma ve soğutma işlemleri sırasında iç ünitede oluşan nemi kurutuyor. Böylece nemli ortamda yaşayabilecek küf, bakteri ve alerjenlerin oluşması engelleniyor.

    Olefini klima cihazları, iyonizer teknolojisiyle küflenmeyle savaşıyor. Klima Plus’un getirdiği Mitsubishi Kirigamine klimalar çöp, balık, evcil hayvan, tuvalet, bozulmuş yumurta gibi rahatsız edici kokuları 20 dakika içinde yüzde 100 oranında ortadan kaldırıyor. Vestel Platinum klimalar, saniyede yaydığı 1.3 milyar negatif iyonla, ortamdaki negatif elektriği, toz ve bakterileri yakalayarak stresi yok ediyor. Koku kartuşuyla, bulunduğu ortama doğanın rahatlatıcı çiçek kokularını taşıyor. Anti-alerjik, anti-virüs ve anti-bakteriyel filtreleriyle sağlıklı, hijyenik bir hava yaratıyor.
    Kendi kendini temizliyor    Klimaların artık kendi kendini temizleyen modelleri de var. Örneğin Vailant Inverter Plus modeller güneş ışığına bırakıldığında kendi kendini temizliyor. Böylece tekrar kullanıma hazır hale geliyor. Toshiba Süper Inverter Daiseikai klimalar, drenaj suyunu kullanarak iç ünite bataryasını yıkayarak kendini temizliyor.
    Otomatik sıcaklık kontrolü olan modeller arzu edilen sıcaklık derecesi elde edilene kadar çalışıyor, iç ortamdaki ısıyı da sabit tutuyor. Bazı modellerde dışarıdaki ısıyı algılayarak sıcaklığı ayarlıyor. Mesela yaz, kış, ısı yükü olan yerlerde, dış ortam sıcaklığının -10 dereceye kadar olduğu durumlarda soğutma yapabiliyor. Böylece 24 saat, tüm yıl soğutma istenen ortamların klimatizasyonu kolaylıkla sağlanıyor.
    Uyku fonksiyonu olan modeller, uyurken sizin için ideal sıcaklığı sağlıyor. Aynı zamanda sessizlik özelliği ön plana çıkıyor. Yatak odası için belirlenen 30 dB ses seviyesinin çok altında, 20 dB ses seviyesinde çalışan modeller bile var. Daiken klimaların rahat uyku modu ortam sıcaklığını kademeli olarak azaltıp çoğaltıyor. Bu sayede konforlu bir uyku sunup iç ve dış ünitenin ses seviyesini düşürüyor. Vestel klimalarda bulunan uyku modu, ortam sıcaklığını ve hava akımını, uyku esnasında otomatik olarak rahatsız etmeyecek seviyeye ayarlarken, re-start özelliğiyle elektrik kesilmelerinde, klimanın kapanmadan önceki ayarlarıyla yeniden çalışmaya başlamasını sağlıyor.
    Hava eşit dağılıyor    Hava yönlendirme kanatçıkları da klima teknolojilerinde çok önemli. Havanın sağa sola, aşağı yukarı homojen biçimde dağılması sayesinde serin hava bir yere yoğunlaşmıyor ve hastalıklar önleniyor. Mitsubishi Electric Kirigamine split klima serisi I-SEE Sensör fonksiyonuna sahip olan seride bulunan özel göz 150 derecelik geniş bir açıyla döşeme ve duvar sıcaklığını ölçerek otomatik olarak bir yandan diğer yana hareket eder. Isı farklılığı olan bölgeleri tespit ederek ısıyı o bölgeye yönlendirir. Odanızda homojen bir hava dağılımı sağlıyor. Türkiye’de E.C.A bayileri tarafından satılan York Taurus split klimalar geniş açılı hava dağılımı özelliği sayesinde, kullanıldığı alanın tamamında etkisini hızla hissettiriyor.
    Klimaların da hafızası var    Klimalar artık otomatik emniyet sistemleri ve gelişmiş hafızalarıyla da ön plana çıkıyor. Airfel Inverter klimalar, üç dakikalık otomatik emniyet koruma sistemiyle elektrik kesintilerinde kendini üç dakika korumaya alıyor. Bu özellik, klimanın uzun yıllar yüksek performans göstermesini sağlıyor. Otomatik yeniden başlatma özelliğiyle cihaz çalışırken herhangi bir elektrik kesintisi olursa, klima ayarlanmış çalışma koşullarını hafızasına kaydediyor. Elektrik geldiğinde hafızasındaki kayıtlara göre eski ayarlarda çalışmaya devam ediyor. Taurus klimalar da hafıza fonksiyonu sayesinde kapatılıp tekrar açıldığında, en son ayarlandığı sıcaklığı hatırlıyor.
    Küçük modeller daha verimli    Evlerimizde en yaygın olarak kullanıldığımız modeller split klimalar. Bu modeller genelde iç ve dış üniteden oluşuyor. Birçok üniteden oluşan multi-split modelleri veya portatif klimalar da var. Portatif modellerin dezavantajı hortum yardımıyla dışarıya çıkışını vermek ve kısa aralıklarla su haznesini temizlemek.
    Bütün evi tek bir ürünle serinletmeyi düşünenler için merkezi modeller de mevcut. Fakat uygulamaları split modeller kadar kolay ve ucuz değil. Ayrıca bir klimanın büyük olması daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü mekânı homojen biçimde soğutamıyor. Sabit hızda çalışıp az dur kalk yapan küçük bir klima, sık sık çalışıp duran büyük bir klimadan daha da verimli olabiliyor.
mobil klima | mobil klima